çok yavaş ilerleyen ve beni sıkan ,.yolculukta izlenmiş bir film,en azından zaman kaybı değildi ve reha erdemin izlediğim ilk filmiy 2008 yapımı başarılı olmayan bi film benim açımdan..
blog geçmişime bakılırsa bu filmi 6 aydır islemek istiyodum ve sonunda başarabildim sanırım bugün 4 film isledim ve bu filmi isledim çok beğendim bugün islediklerimden en güzeliydi.Özellikle o mezardaki ateş içki ve dua bölümü gerçekten çok anlamlıydı çok sewdim filmi.
Küçük küçük hikayelerden oluşan kendi içinde bir dünya olan insanların hayatlarından kesitler sunan film güseldi izlenilesiydi ama paris je t'aime gibi değildi..Tekerlekli sandalyeli kız bölümünü çok sevdim.:)
eğlenceli islenilesi 2010 yapımı film büyükler die çewrilmiş türkçeye... the fourth kind filmi gerçek yaşanmış bir olay kısmı pek inandırıcı olmasada güsel bi gerilim olmuş..
Okunulası ve sürükleyici bir roman ahmet altan tarzı bir kitap yine...yazın sıcağında yaz okulu olayından hiçbir şey yapmaya fırsat bulamayıp en sonunda vizelerinde bitmesiyle kendini kitaba ve filme boğan insan olmak çok güsel:)
1973'te şili'de pinochet'nin allende'yi darbeyle devirmesini iki çocuğun gözünden anlatan izlenilesi ve tatlı bi film..41. Antalya Altın portakal Film Festivali'nin de açılış filmi.
''sayın tanrı ve insanları denemeyiniz''... Nietzsche ne güsel bir sözdür denendiğimizde sonuçlarını fazlasıyla görmemiz mümkün:) yine yolculuk yine ayrılık vakti bloguma yine ara wericem:( hayatımda her zaman şuna inanırım hiç bi zaman her şey tam olmuyor mutlaka bi parça eksik oluyor işte o parça sadece gidip geliyor tamamlanmıyor ama hiçbir zaman. hayat böle bişi sanırım.Mutlu olmak için çok uğraşıyoruz sonuç.........?telefonu renginden dolayı alan özelliklerine bakmayan bir insanım ben anlattıklarımın kopukluğu uzun süre yazmamanın doğurduğu bir sonuç....